Kod Dostu

Ben bir karış dahi olsa vatan toprağını satmam, zira bu vatan bana değil milletime aittir. Milletim de bu toprakları ancak aldığı fiyata verir. Çünkü bu topraklar kanla alınmıştır, kanla verilir! Sultan II.Abdülhamid

18 Ağu 2013

II. Abdülhamid Han Suriye’deki şeyhi Mahmut Ebu Şamat’a yazdığı mektup

 Cennet mekan II. Abdülhamid Han Suriye’deki şeyhi Mahmut Ebu Şamat’a yazdığı mektup


Siyonizmin liderlerinden Theodor Herzl II. Abdülhamid’e II. Abdülhamit’in şahsi dostu ve bir Leh soylusu olan Kont Nevlinski aracılığıyla Filistin’e özerklik ve Musevi ikametliği ister. Buna karşılık şu taahhütlerde bulunur:

Osmanlı Devleti’nin 33 milyon İngiliz altınına ulaşan borçlarının tamamını ödeyelim.

İmparatorluğu korumak için 120 milyon altın Frank’a mal olacak deniz filosu yaptıralım.

Devletin mali durumunu canlandırmak için 35 milyon altın lira faizsiz borç verelim.

Bu teklifler o dönemlerde mali yönden çok sıntılı bir dönem yaşayan Osmanlı devletini sıkıntılarından kurtaracak kadar önemlidir.

Buna rağmen II. Abdülhamit Han teklifi kabul etmez ve şu yanıtı verir:

-”…Bu meselede (Theodor Herzl) ikinci bir adım daha atmasın. Ben bir karış toprağı dahi satmam. Zira bu vatan bana ait değil, milletime aittir. Milletim bu vatanı kanlarıyla mahsûldar kılmıştır. O, bizden ayrılıp uzaklaşmadan tekrar kanlarımızla örteriz…”


Cennet mekan II. Abdülhamid Han Suriye’deki şeyhi Mahmut Ebu Şamat’a yazdığı mektupta bu konuda şunları yazıyor:

Ya Hû!

Bismillahirrahmanirrahim!

Mübarek ellerini öperek ve dualarını rica ederek selam ve hürmetlerimi takdimden sonra arz ederim ki sene-i haliye şehr-i mayısın 2. Günü tarihli mektubunuz vasıl oldu.

 Sıhhat ve selamette daim olduğunuzdan dolayı Allah’a hamd ve şükürler ettim….

Efendim, evradı Şazeli kıraatine ve vazife-i Şazeliyyeye Allah’ın tevfikiyle gece ve gündüz devam ediyorum. Ve bu vazifeleri edaya muvaffak olduğumdan dolayı Allah Tela Hazretlerine hamd ederim ve davet-i kalbinize daima muhtaç olduğumu arz ederim.

Bu mukaddemeden sonra şu mühim meseleyi zat-ı reşadetpenahilerine ve zat-ı semahatpenahilerin esmalı ukulü selim sahiplerine tarihi bir emanet olarak arz ederim ki ben Hilafet-ı İslamiyeyi hiçbir sebeple terk etmedim.

Ancak ve ancak Jön Türk ismiyle maruf ve meşhur olan İttihat cemiyetinin rüasasının tazyik ve tehdidiyle hilafet-i İslamiyeyi terke mecbur edildim.

Bu ittihatçılar arazi-i Mukaddese ve Filistinde Yahudiler için bir vatan-ı kavmi kabul ve tasdik etmediğim için ısrarlarında devam ettiler.

Bu ısrarlarına ve tehditlerine rağmen bende katiyen bu teklifi kabul etmedim. Bilahare yüz elli milyon altun İngiliz lirası vereceklerini vaat ettiler. Bu teklifi dahi katiyen reddettim ve kendilerine şu sözle mukabelede bulundum:

-Değil yüz elli milyon İngiliz lirası dünya dolusu altın verseniz bu tekliflerinizi katiyen kabul etmem. Ben otuz seneden fazla bir müddetle Millet-i İslamiyye’ye ve Ümmet-i Muhammediyye’ye hizmet ettim.

Bütün Müslümanların ve salatin ve Hulafa-i İslamiyeden aba ve ecdadımın sahifelerini karartmam ve binaenaleyh bu tekliflerinizi mutlaka kabul etmem diye kati cevap verdikten sonra hal’imde ittifak ettiler.

Ve beni Selanik’e göndereceklerini bildirdiler. Bu son tekliflerini kabul ettim ve Allah Teala’ya hamd ettim ki ve ederim ki devleti-Osmaniyye ve Alem-i İslama ebedi bir leke olacak olan tekliflerini yani arazi-i Mukaddese ve Filistinde Yahudi Devleti kurulmasını kabul etmedim.

İşte bundan sonra olan oldu ve bundan dolayıda Mevla-yı Müteal hazretlerine hamd ederim.

Bu mühim meselede şu maruzatım kâfidir. Ve şu sözlerimle mektubuma hitam veriyorum.

Mübarek ellerinizden öperek hürmetlerimi kabul buyurmanızı sizden rica ve istirham ederim. İhvan ve asdıkamın cümlesine selamlar ederim.

Ey benim muazzam üstadım! Bu babda sözümü uzattım. Muhat-ı ilmi semahatpenahileri ve bütün cemaatinizin malumu olmak için uzatmaya mecbur oldum.

Esselamualeyküm ve rahmetullahi ve berakatühü,

Hadim-i el-Müslimin Abdülhamid.

Mektup II. Abdulhamid Hanın el yazısıyladır ve Ebu Şamat ailesinin elinde bulunmaktadır.

O dönemde dünyanın ateist mantığıyla yönetildiğini en kutsal manevi değerlere en küçük bir değer verilmediği, dünya menfaatlerine kolaylıkla ve sorumsuzca değişildiği göz önüne alınırsa Abdülhamid Han’ın bu davranışının ne kadar büyük ve değerli olduğu bir kez daha anlaşılır.

Yahudiler uzun süreçli ve sancılı bir mücadeleden sonra 1948 yılında İsrail devletini kurmaya başarmışlardır.

Yahudilerin bu başarısında uluslar arası ayak oyunları kadar kimilerinin halifeliliğe ihanet etmeleri büyük rol oynamıştır.

Bu gün İsrail devletiyle Araplar müthiş bir ölüm kalım savaşı içindedirler. Fakat iş işten geçmiş, sel köprüyü bölmüştür.


kaynak:timeturk




Ahsarla

Popüler Yayınlar Son 7 gün

Sultan İkinci Abdülhamit Han

CHP döneminde

CHP döneminde
CHP döneminde

İletişim Formu

Ad

E-posta *

Mesaj *