Kod Dostu

Ben bir karış dahi olsa vatan toprağını satmam, zira bu vatan bana değil milletime aittir. Milletim de bu toprakları ancak aldığı fiyata verir. Çünkü bu topraklar kanla alınmıştır, kanla verilir! Sultan II.Abdülhamid

10 Eki 2013

Osman Yüksel Serdengeçti




---------------------------------------------------------------------------------------------

Osman Yüksel Serdengeçti'ye Ayasofya yazısı için dava açılır. Savcı sorar: Ayasofya'yı cami yapmak istiyormuşsunuz. 

Cevap: Siz Yunanistan savcısı mısınız?

-------------------------------------------------------------------------------------------------
Osman Yüksel SERDENGEÇTİ Mahkeme'de..!!

40’lı yıllarda TRT radyosunda konuşurken içinde Allah geçen bir cümle kurduğu için mahkemelik olur...

Duruşma sırasında hakim kendisinden savunma ister. O da anlatmaya başlar:

Hakim bey, halk arasında Allah'la ilgili 'Allah selamet versin, Allah’a ısmarladık' gibi bir takım cümleler kurulur. Ben de olsa olsa böyle bir şey söylemişimdir. o yüzden buralara düştüm...

Bu açıklamanın ardından hakim tekrar sorar: Evladım sen bu ülkede Allah demenin suç olduğunu, yasak olduğunu bilmiyor musun? Serdengeçti yutkunmadan cevap verir...

“Allah Allah...!”

------------------------------------------------------------------------

 Milletvekilliği sırasında kravat takmadığı için uyarı almıştır, uyarıları dikkate alınmayınca genel kurula girişi yasaklanmıştır.Bu kez beline bağladığı kravatla içeri girmiş, yakasına takması gerektiğini söyleyenlere ise, 

“Kanunda nereye takılacağı belli değil. İstediğim gibi takarım” demiştir.

Necip Fazıl'ın yakın arkadaşlarından olan Serdengeçti hazır cevaplığıyla tanınır ve muhafazakar dünyanın en sevilen fikir adamlarındandır.

Türkçülerin "Tanrı Türk'ü Korusun" demesi üzerine Serdengeçti "Tanrı Türk'ü, Allah da Müslümanı Korusun"diyerek bir döneme damgasını vurmuştur.

-------------------------------------------------------------------------

"Osman Yüksel 1983'e kadar tarihimizi, medeniyetimizi, dinimizi imanımızı yazdı söyledi. 

Bu uğurda çekmediği çile görmediği cefa kalmadı. Nezaretler, hapishaneler onun içindi.

 "Allah" demenin yasak olduğu devirlerde yaşamak ne demekti? Bir zamanlar gözyaşı döktüğümüz bir şahsı unutmak... 

Bir kahramanı, bir fedaiyi unutmak... Bizi biz yapan bir insanı mazide bırakmak...

 Bu hal beni çok üzüyordu. Rasih Yılmaz, Serdengeçti hakkında uzun süren araştırmalar yapmış, onunla ilgili belgeler toplamış. 

Nihayet eser önüme gelince anladım ki bugüne kadar yazılanlardan çok daha başarılı. 

Osman Yüksel'i doğumundan almış; çocukluğu, tahsili ve nihayet 3 Mayıs 1944 hareketi... 

Kitap, yazılımayan tarihe ışık tutuyor. Devlet adamlarından; idealistlere kadar, rejimleri sistemleri anlatıyor.

 Müdellel bir eser. Yazardan çok belgeler konuşuyor. Köy Enstitüleri, Sosyalistler, Turancılar, hapishaneden Meclis'e... 

Bu eserdeki resimleri, mektupları, röportajları başkasında bulmak imkansız. Mehaz bir eser."

 -Hekimoğlu İsmail-
1.Toros Yüzlü Adam/Osman Yüksel Serdengeçti 
Rasih Yılmaz 
Timaş Yayınları 

-----------------------------------------------------------------

Tek parti yönetimini protesto eden aydınların önde gelenlerin arasında yer alan Osman Yüksel “Kalemini Hak yolunda bir kılınç gibi kullandı, bu nedenle de Anadolu’da efsanevi bir kahraman gibi tanındı.” 

(Mehmet Ateşoğlu).



-----------------------------------------------------------------

Osman Yüksel Serdengeçti Hakkında, Üstad Kadir Mısıroğlu

--------------------------------------------------------------------






Ayasofya

Ey İslam'ın nuru, Türklüğün gururu Ayasofya! 
Şerefelerinde fethin, Fatih'in şerefi, 
Işıl ışıl yanan muhteşem mabet!... 
Neden böyle bomboş, neden böyle bir hoşsun?
Hani minarelerinden göklere yükselen,
Ta maveradan gelen ezanlar?... 
Hani o ilahi devir, ilahi nizamlar?...

Hani nerede? 

Şu muhteşem minberde, 
Binlerce erin baş koyduğu şu temiz yerde, 
Şimdi hangi kirli ayaklar dolaşıyor?...
Ayasofya! Ayasofya!...Seni bu hale koyan kim? 
Seni çırılçıplak soyan kim?!...

Hani nerede? 

Gönüllerden kubbelere, 
Kubbelerden gönüllere 
Gürül gürül akan Kur'an sesleri?... 
Kur'an sesleri dindirilmiş, 
Müslümanlar sindirilmiş!... 

Allah-Muhammed-Hülafa-i raşidinin 
İsimleri kubbelerden yerlere indirilmiş!...
Fethin, Fatih'in mabedinden kitab-ı mübini, 
Bu ulu dini kaldıran kim? 

Dinimize, imanımıza saldıran kim? 
Mabedimin göğsüne uzanan namahrem eli, 
Kimin elidir?!... 


Söyle Ayasofya, söyle. 
Seni puthane yapan hangi delidir?!...
Elleri kurusun, dilleri kurusun! 
Ayasofya! Ayasofya! Seni bu hale koyan kim? 
Seni çırılçıplak soyan kim?!...


Ayasofya, 

Ey muhteşem mabet; 
Gel etme, 
Bizi terketme!... 
Bizler, Fatih'in torunları, yakında putları devirip, 
Yine seni camiye çevireceğiz...
Dindaşlarımızla, 

Kanlı göz yaşlarımızla, 
Abdest alarak secdelere kapanacağız,
Tekbir ve tehlil sadalarıboş kubbelerini yeniden dolduracak 
İkinci bir fetih olacak, 

Ezanlar bu fethin ilanını, 
Ozanlar destanını yazacaklar...

Putperest Roma'ya yeni bir mezar kazacaklar, sessiz ve öksüz minarelerinden yükselen ezan sesleri fezaları yeniden inletecek! Şerefelerin yine Allah'ın ve O'nun sevgili peygamberi Hz. Muhammed'in aşkına, şerefine ışıl ışıl yanacak; bütün cihan Fatih Sultan Mehmed Han dirildi sanacak!...

Bu olacak Ayasofya, 
Bu muhakkak olacak... 
İkinci bir fetih, yine bir ba'sü ba'delmevt... 

Bugünler belki yarın, belki yarından da yakındır, 
Ayasofya, belki yarından da yakın!...

Osman Yüksel Serdengeçti

-----------------------------------------------------------------------------



''Öyle bir alem özlüyorum ki;

Orada neşriyat, matbuat, orada kitap, orada hitap, Hakk'a, hakikate uysun. Fertler değil, dertler konuşsun, korkak alçak politikacılar değil, mertler konuşsun''...

Osman Yüksel Serdengeçti


---------------------------------------------------------------------------------

"İşte, komünizm dedikleri yirmi beş kuruşluk bir şeymiş."
''Necip Fazıl, Osman Yüksel ve Nazım Hikmet aynı koğuştadır. Necip Fazıl dertlidir; bir oraya, bir buraya volta atar; sigara üstüne sigara yakar. Serdengeçti gayet neşelidir. Nazım ise her rast geldiğine komünizmi anlatır, durur. Bir gün yine Nazım karşısındakine komünizmi anlatırken Serdengeçti yanına yaklaşıp der ki, "Üstat, bu komünizm nedir?" Nazım kendinden gayet emin bir şekilde "Elini sol cebime at." der. Serdengeçti hemen atar. Nazım der ki "Ne buldun?" "İki tane yirmi beş kuruş." der serdengeçti. Nazım "Birini al." der. Serdengeçti alır. Nazım gururla "İşte komünizm bu." cevabını verir.
Bir gün Nazım'a elli lira gelir; Serdengeçti sormadan hemen elini Nazım'ın cebine atar ve yarısını almak ister. Nazım hemen müdahale eder, "Hop, hop. Ne oluyor?" der. Serdengeçti, "Üstat, yarısı benim değil miydi?" deyince Nazım, "O kadar da uzun boylu değil." karşılığını verince Serdengeçti taşı gediğine koyar, "İşte, komünizm dedikleri yirmi beş kuruşluk bir şeymiş."







Ahsarla

Popüler Yayınlar Son 7 gün

Sultan İkinci Abdülhamit Han

CHP döneminde

CHP döneminde
CHP döneminde

İletişim Formu

Ad

E-posta *

Mesaj *