Kod Dostu

Ben bir karış dahi olsa vatan toprağını satmam, zira bu vatan bana değil milletime aittir. Milletim de bu toprakları ancak aldığı fiyata verir. Çünkü bu topraklar kanla alınmıştır, kanla verilir! Sultan II.Abdülhamid

30 Eki 2013

Cumhuriyet ve ilanı hakkında ne dediler?


Cumhuriyet ve ilanı hakkında ne dediler?

Kazım Karabekir Paşa, Cumhuriyet’in “dikte” edildiğinden şikayetçi:

“İstiklâl Harbi’nin tehlikeli günlerinde sonuna kadar feragat, fedakâr arkadaşlarının rey ve irşadına ihtiyaç gösteren M. Kemal Paşa artık muzaffer bir başkomutan sıfatıyla maiyet komutanlarına Cumhuriyeti dikte ettirmiştir. Eski arkadaşlarının rakip olabileceği endişesi ile sui şahsiyetler icadı da lâzım gelmişti; bunun için eski arkadaşlarını kötülemek lâzımdı. Bunu da hakkıyla yapmıştır.”[1]

Sadece Karabekir Paşa değil tabii…

Rauf Orbay’ın Cumhuriyet’in ilanından bir gün sonra Istanbul basınına verdiği ve Cumhuriyet’in ilanında izlenmiş olan yöntemi eleştiren demeci, Halk Partisi içindeki yol ayrımının dönemeç noktasıdır. Orbay Ittihat ve Terakki deneyimine gönderme yaparak, 1908′in özgürlük umutlarının 1913′te bir parti “despotizmine” dönüşmesinin ülkeye getirdiği felaketli sonuçları vurgulamıştır.[2]

Rauf Bey; Cumhuriyetin bir günde ilanı doğru mu? sorusuna şu cevabı vermiştir:

“İcra vekilleri riyasetinden infikakım tarihine kadar bu hususta ciddi bir düşünce ve teşebbüsten haberdar değildim. Bilahare bazı zevatın mevcut Teşkilat-ı Esasiye kanununu ikmalen bir layiha projesi ihzar etmekte olduğunu matbuattan öğrendik. Ajansımızda bazen böyle bir teşebbüsün mevcudiyetini, bazen de tasavvurda bulunduğunu ve proje vücut bulursa herhalde meclis-i aliye alelusul arz edileceğini ilan suretiyle bazen teyit, bazen de tekzip suretiyle efkarı dağıttılar. Bilahare bir günde şekl-i cumhuriyetin takarrür ettirilerek ilanı halkça gayr-ı mesul zevat tarafından tertip edilen bir şeklin emrivaki halinde ihdas edildiği fikri ve endişesini hasıl etti. Halkımızın endişe göstermesi mucib-i memnuniyettir.[3]

Karabekir’in sözleri de böylece teyid edilmiş oldu.

Bu noktada haklı olarak, “o halde Atatürk neden Cumhuriyet kurdu?” diye soracaksınız. Bunu biz değil, M. Kemal Atatürk’ün yakın dostlarından Falih Rıfkı cevaplasın:

“M. Kemal de, Ismet de, nihayet, Enver gibi birer askerdirler. Ankara iktidarı, ister istemez kafasının dikine giden bir ‘askerî dikta rejimi’ olacaktır. Cumhuriyet, işin iç yüzünü ‘maskelemekten’ başka bir şey değildir.”[4]

Nitekim Fransız “La Presse” gazetesi de bu hususa değinmiş ve yayınladığı bir başmakalede şu sözlere yer vermiştir:

“Bir memlekette ki, başına hükümetin istediğini giymeyeni asarlar, orada Cumhuriyet olur mu? Sizde (Türkiye’de) Millet Meclisi mi var?”

Öte yandan aynı makalede M. Kemal de çok ağır ifadelerle eleştirilmiştir:

“Şark’ta (Doğu’da) onun gibi (M. Kemal) merhametsiz bir Firavun nâdir hüküm sürmüştür.”[5]

Türkiye’de “Cumhuriyet” adı altında yapılan zulümlere elin kafiri bile isyan eder hale gelmiş. Varın gerisini siz düşünün.

KAYNAKLAR:

[1] Kâzım Karabekir, Kâzım Karabekir Anlatıyor, Yayına Hazırlayan: Uğur Mumcu, Tekin Yayınevi, Ankara 1993, sayfa 111.

Ayrıntılı bilgi için bakınız;belgelerlegercektarih 

[2] Rauf Orbay, Osmanlı’dan Cumhuriyet’e (Hatıralar), cild 3, sayfa 413, 414.
[3] Tevhid-i Efkar Gazetesi, 1 Kasım 1923.
[4] Falih Rıfkı Atay, (1961) 2004, Çankaya: Atatürk’ün Doğumundan Ölümüne Kadar, Pozitif Yayınları, Istanbul, sayfa 416.
[5] La Presse gazetesi, 9 Eylül 1928 nüshası.

Tarih ve Din Araştırmaları Kurumu / Kadir Çandarlıoğlu

Alıntılarda şu şekilde kaynak belirtiniz:

Ahsarla

Popüler Yayınlar Son 7 gün

Sultan İkinci Abdülhamit Han

CHP döneminde

CHP döneminde
CHP döneminde

İletişim Formu

Ad

E-posta *

Mesaj *