Kod Dostu

Ben bir karış dahi olsa vatan toprağını satmam, zira bu vatan bana değil milletime aittir. Milletim de bu toprakları ancak aldığı fiyata verir. Çünkü bu topraklar kanla alınmıştır, kanla verilir! Sultan II.Abdülhamid

31 Eki 2013

Yavuz Sultan Selim

Yavuz Sultan Selim 

**********

Yavuz Sultan Selim Han sefer planlarını gizli tutardı. Ordu hazır olurdu ancak seferin nereye hangi güzergah üzerinden gideceğini son ana kadar kimse öğrenemezdi.

Hasan can destur alarak Padişâhın yanına girdi. Sefer güzergahı hakkinda bilgi almak istemişti.

Yavuz Sultan Selim sordu : "sır tutmayı bilir misin Hasan Can ?"

Hasan Can heyecanlanmışti " Evet " dedi zaten padişahın can dostuydu.

Yavuz şöyle bir tebessüm etti 

"Bende bilirim Hasan "

Hasan anlayamadı sır 2 kişi arasında olurdu biri padişahsa diğeri kimdi ? 

kendisi değilse başkası olamazdı olsa bile mutlaka bilirdi bu sır kimin arasındaydı??

**********

Sefer hazırlıkları son hiz yapılmış ordu hazırdır. Ancak günler geçmiş Yavuz Sultan Selim bir türlü "hadi gidiyoruz " dememiştir . Sanki sanki bir işaret beklemektedir. Gece gündüz odasına kapanıp ibadet etmekredir..
En yakın dostu sır arkadaşı Hasan Can’ı arayıp sorar.

-Nerelerdeydin göremedim seni ?

-Birazcık dalmıştım hünkarın.

-Öyleyse rüyanı anlat

-Şaşıran Hasan Can "dikkate değer bir rüya gördüğümü hatırlamıyorum efendim" der.

- Olacak işmi! Hasan,insan uyurda rüya görmezmi? Görmen lazım
Hasan Can üzerindeği şaşkınlığı atmadan ,Yavuzun yanından kendi kendine konuşmaya Başlar.” Tuhaf der sultan bir işaret bekliyor ama acep ne olaki der .“

Dişarı çikar tam bu esnada başka bir hasan 'Kapıcı başı Hasan efendi' Hasan Can’a yaklaşır.” Ben der garip bir rüya gördüm,fakat bunu şimdi sultana nasıl anlatmalı ?

Hasan can bir taraftan şaşırır,bir taraftanda aradığı inciyi bulmuş gibidir. tuttuğu gibi Hasan Efendiyi çıkarır yavuzun karşısına:

- Hünkarım akşam çadırınızın önünde nöbet tıutmakta idim.Bir ara dalmışım yada öyle sanıyorum zira mekan aynı mekandı ve ben ayaktaydim.. ama sanki uyumadım yani yarı uyanıktımYakaza gibi bir haldi baktım dört atlı 
Çadırınıza doğru yaklaşıyordu.Hemen davrandım karşılarına çıktım.Güya kendilerine kimsiniz Necisiniz diye soracaktım.Ancak betim benzim soldu.Dona kaldım.Bir farklılık vardı atlar o kadar asildiki ayakları yere basmıyordu.Atlar hem heybetli hemde sevimli idi.Ziyaretciler Hünkarımızı sordular.Çadırdan dışarı ışık sızıyordu kendileri 'meşgül olmalılar' dedim.Öndeki atlı 'iyi dedi rahatsız etme sabahleyin geldiğimi iletirsin.Efendimiz Muahmmed Mustafa Sallallahü eleyhi ve sellem Selim hana selam söyledi ve buyurdular ki;” Haremeyn’inhizmeti kendisine verildi.” Asil atlarla gelen nurani şahsiyetler geldikleri gibi hızla uzaklaştılar.Bir anda gözden kayboldular.Arkalarında helezon bir çizgi bıraktılar..Tam gideceklerdi "durun siz kimsiniz ? "Dedim 

Öndeki "Nasıl tanımazsın ?ben Ebubekir bu Ömer bu Osman bu da Alidir"

Yavuz heyacanlanmıştır.Gözyaşları içinde rüyayı dikkatlice dinler ve hasan cana dönerek tarihe altın harflerle yazılacak şu sözü söyler.

” Bilmezmisin ki Hasan Can biz emir olunmadıkça şurdan şuraya kıpırdamayız "

**********

Yavuz Sultan Selim, Mısır Seferi’nden başarılı dönmüştü. Bütün halk toplanmış onu şehre girerken alkışlamak için sabırsızlanıyordu. Ama Padişah, gece olmadan şehre girmek istemiyordu.

Bunun sebebini herkes merak ettiği halde hiç kimse sormaya cesaret edemiyordu.
Sonunda büyük alimlerden olan İbni Kemal:
“Padişahım, bir maruzatım var,” dedi.
Padişahın:

“Efendi, ne istediğin varsa hiç çekinmeden söyle,” demesi üzerine İbni Kemal cevabı merak edilen soruyu şöyle sordu:

“Askerler merakta, bütün halk sokağa dökülmüş, sizi alkışlamayı beklerken siz hala şehre girmezsiniz. Bunun sebebi hikmeti nedir?”

Yavuz Selim şu şahane cevabı verdi:
“Efendi, bizi hala tanıyamadın mı? Biz; şan, şöhret ve alkış toplamak için değil,

Allah rızasını kazanmak için savaşırız!.

**********


Mısır Seferinde Yavuz Sultan Selim'in Hiç Bir Kayıp Vermeden 13 Günde Geçtiği SİNA ÇÖLÜ'nü bundan 200 yıl sonra Napolyon'un askeri geçemeyip susuzluktan çıldırıp birbirlerini vurduğunu biliyor muydunuz ?

1.Dünya Savaşında Onca Teknolojiye, Tanka,Kamyona Karşın 11 Günde Bu Çöl Anca Geçilmiştir.

Yavuz Selim'in Nasıl Geçtiğini Öğrenmek İsteyen Amerikalı Üniversiteler Bir Çok Kürsü Kurup Birşey Anlayamayıp Şaşkın Kaldılar.

O Cevabı Biz Verelim :

Bir ara Yavuz Sultan Selim Hz.leri atından inip yaya ilerler bu hal üzerine orduda attan inip yaya giderler sebebi sorulduğunda ise o büyük halife derki alemlerin efendisi Hz.Muhammed (s.a.v) efendimiz ordumuzun başında yaya giderken ben nasıl at üzerinde gideyim demiş. 

**********

Sultan Selim Padişah olmadan önce Şah İsmail'in ülkesine gider ve saraya girmenin yollarını arar.Birden aklına Şah İsmail'in satrancı çok sevdiği geLir ve köylerde kasabalarda santranç oynayarak nam salar.

Şah İsmail bu kişiyi merak eder ve sarayına çağırır.Yavuz Sultan Selim ve Şah İsmail satranca başlarlar.Biraz zaman geçtikten sonra Yavuz Sultan Selim Şah İsmail'i Şah Mat eder ve yener.

Şah İsmail bu duruma kızar ve Yavuz Sultan Selime ; "Sen Nasıl Şah'ını Şah Mat Etme Cürretinde BuLunursun" diyerek tokat atar.

Yavuz Sultan Selim özür diler ve ülkesine döner. Aradan zaman geçer ve Şah İsmail ile Yavuz Sultan Selim bir savaşta karşı karşıya gelir.

Yavuz Sultan Selim, Şah İsmail'i yener. Ardından o meşhur şiirini yazar:

Sanma Şahım / Herkesi Sen / Sadıkhane / Yar OLur
Herkesi Sen / Dost mu Sandın / BeLki oL / Ağyar OLur
Sadıkhane / BeLki oL / aLemde / Serdar OLur
Yar OLur / Ağyar OLur / Serdar OLur / DiLdar OLur

**********

Osmanlı ordusu Mısır seferine giderken haliyle bağlık bahçelik yerlerden geçiliyordu. Salkım üzümler, olgunlaşmış elmalar, armutlar ve daha türlü türlü meyvalar vardı.

Ordu Gebze yakınlarında konakladığı zaman, Yavuz Sultan Selim,'in içine bir şüphe düştü:

- Acaba askerim sahibinden izinsiz üzüm ve elma koparmış olabilir mi? diye düşünüyordu. Hemen Yeniçeri Ağası'nı çağırdı ve durumun araştırılmasını emretti.

Heybeler - torbalar araştırıldı, iyice soruldu ama, asker üzerinde hiç bir iz bulunamadı. Yeniçeri Ağası gelip durumu söylediğinde Padişah rahatlamıştı. El açıp dua etti:

"Ey Allah'ım!.. Bana haram yemeyen bir ordu ihsan ettiğin için Sana şükürler olsun."

Sonra Yeniçeri Ağası'na dönüp şunları söyledi:

"Eğer askerlerim içinde bir tek kimse sahibinden izinsiz bir meyve koparıp yese idi, Mısır seferinden vazgeçerdim. Çünkü hay ağa, haram yiten bir ordu ile beldelerin fethi mümkün olamaz!.."
Ahsarla

Popüler Yayınlar Son 7 gün

Sultan İkinci Abdülhamit Han

CHP döneminde

CHP döneminde
CHP döneminde

İletişim Formu

Ad

E-posta *

Mesaj *