Kod Dostu

Ben bir karış dahi olsa vatan toprağını satmam, zira bu vatan bana değil milletime aittir. Milletim de bu toprakları ancak aldığı fiyata verir. Çünkü bu topraklar kanla alınmıştır, kanla verilir! Sultan II.Abdülhamid

1 Kas 2013

BABAM SULTAN ABDÜLHAMİT (5. BÖLÜM)



SULTAN II ABDÜLHAMİD'İN KIZI AYŞE OSMANOĞLU BABASINI ANLATIYOR  5
----------------------------------------------------------------------

Abdülhamid\'in Tahtan İndirilmesi

Ayşe Osmanoğlu hatıratında gençliğinin ilk acı ve kederli günlerinin babasının tahtan indirilmesiyle başladığını yazar ve II. Abdülhamid\'in tahtan indirilmesini hakkında şu bilgileri verir:

Şiddetli top sesleri sarayın duvarlarına aksedip camları sarsarken, kalbimde duyduğum ıstırapla gözlerimden yaşlar boşandı. İlk sözlerim, Cenab-ı Hakk\'a yalvararak "Allahım babama acı. Hayatını bağışla" diye dua etmek oldu. Taht, taç, bunlar hep boş şeylerdi. Şimdi bize yalnız onun hayatını korumak için dua etmek, Rabbimizden yardım beklemek kalıyordu. 

Sığınağımız Allah\'tı. Küçük yaştan beri sarayın eskilerinden dinlediğimiz Sultan Aziz\'in katli felaketi hafızalarımızda yer etmişti. Şimdi bizim başımıza da aynı durumun gelme ihtimali vardı. Bu korkulu düşünceyle harap ve perişan titriyor, gözlerimden yaşlar boşanıyor, hıçkırıyordum. 

Sarayın her tarafından feryatlar yükseliyor, "Allah Efendimize acısın" nida ve duaları işitiliyordu. Saray büyük bir korku ve hakiki bir karanlık içindeydi. Elektriklerle, havagazları sönmüş, sular bile kesilmişti. Gece bekçileri, sadık zannettiğimiz Arnavut kapıcılar, hadame ağalar, bahçıvanlar çoktan çıkıp gitmişlerdi. Koca sarayda kadınlardan başka kimse kalmamıştı. Etrafımız abluka içindeydi. Arada silahlar atılıyor, sarayın bahçesine kurşunlar düşüyordu. Bu sesler bizi, iliklerimize kadar titretiyordu. 

Bütün bu hallere rağmen aramızda en metin olan yine babamızdı. Sükûn ve vakarını asla terk etmeyerek büyük bir tevekkülle Küçük Salon\'daki masasında oturuyor, bu patırtıları, ağlayışları hiç işitmiyormuş gibi alışılageldiği üzere kitap ve kağıtlarıyla meşgul oluyordu. Elindeki tespihini çekerek güler yüzle odanın içinde dolaşıyor, bu haliyle bizlere gayret ve teselli veriyordu. Biz, kendisini rahatsız etmemek için odasına girmiyorduk. Yalnız annem girip çıkıyordu

-------------------------------------------------------------------

Saraya Ekmek Bile Sokulmamıştı  

Ayşe Osmanoğlu\'nun yazdıklarına göre II. Abdülhamid\'in saraydaki  son günleri çok sıkıntılı geçirmişti. Hatta saraya ekmek sokmak bile imkansız bir hale gelmişti. Saray halkı açlık tehlikesi ile karşı karşıya idi. Sarayda çekilen sıkıntılar şu şekilde anlatılmaktadır:

Bir aralık babam, anneme  

"Kadınım! Çoluk çocuk kaç gündür yiyorlar" diye sordu

Annem

"Efendiciğim! Hiç merak etmeyiniz. Aç kalmıyorlar. Ne bulursa yiyorlar. 

Babam 

"Kadınım! Bu kadar saray halkı bu azıcık şeyle yaşayabilir mi? Bu zavallı kadınların günahları ne ki açlığa mahkum olsunlar? Bu nasıl devam eder. Bir çaresine bakmalı." Dedi. 

-------------------------------------------------------------------

Sultan Abdülhamid\'e Azledildiği Haberini Getiren Heyette Bir Ermeni Bir de Yahudi Vardı

II. Abdülhamid\'in azledildiğine dair fetvayı Elmalı Küçük Hamdi kaleme almış ve Şeyhülislam Mehmed Ziyaeddin Efendi onaylamıştı. Artık Abdülhamid\'in yerine geçecek padişah için toplar atılmaya başlamıştı. Ayşe Osmanoğlunu\'nun yazdıklarına göre bu sırada  sarayda herkes korku içindeydi. Sadece babası metin ve mütevekkil bir şekilde dolaşıyor ve "Takdir-i İlahi yerini buldu. Elhükmülillah" diyordu. 

Bundan sonra padişaha Meclis-i Mebusan\'ı temsil eden bir heyetin geldiği haber verilir. Küçük paravanalı salona geçer hükümdar. Osmanlı tahtından uzaklaştırıldığına dair fetvayı II. Abdülhamid\'e sunmak üzere Saraya gelen heyetle Padişah arasındaki görüşmeyle ilgili hatıratta şu bilgilere yer verilir.  

Dört kişiydiler. Babamın karşısına sırayla durup kısa bir selam verdiler. Babam karşılık verdi. Gelenler,

Anavut Esat Toptani

Laz Arif Hikmet Paşa

Ermeni Aram Efendi 

Yahudi Karasu Efendi idi.

Başta duran Esad Toptanı "millet seni azletti" dedi. 

Padişah "Peki buna sebep nedir" diye sordu.

Bu soru üzerine Arif Hikmet fetva suretini okudu. Fetvada geçen "...kütüb-i şeriyyeyi hark u ihrak" (yani, şer\'i kitapları yırtıp yakma) sözleri geçince babam yüksek sesle 

"Ben hangi şer\'i kitabı yakmışım? Hasbunellah derim" dedi ve fetvayı sonuna kadar dinledi. Fetvanın okunması bitince 

"Bu kararı hangi makam verdi" diye Arif Hikmet\'e sordu. Arif Hikmet de

" Meclis-i Milli" diye cevap verdi. Bunun üzerine babam 

" Ya.... Öyle mi? Bu meclise başkanlık eden kimdir?" diye sordu. Said Paşa olduğunu öğrenince hayret eden bir sesle "Said Paşa  öyle mi?" 

Gerçekten de hayret edilecek bir durumdu. Çünkü Abdülhamid, Said Paşa\'yı yedi kez Sadrazam yapmıştı. 

--------------------------------------------------------------------

Esad Toptani, Arif Hikmet, Ermeni Aram ve Yahudi Karasu Abdülhamid\'in huzurunda

Kimseye Bir Karış Toprak Vermedim Hakimim Allah Muhakeme Edecek de Resulullah\'tır

II. Abdülhamid, yedi defa sadrazamlık makamına getirdiği Said Paşa\'nın kendisine karşı bu kadar nankörce davranmasını öğrendikten ve tahtan indirilmesine dair fetvayı getiren heyeti dinledikten sonra şöyle konuştu:

"Otuz üç sene millet ve devletim için memleketimin selameti için çalıştım. Elimden geldiği kadar hizmet ettim. Hakimim Allah, beni muhakeme edecek de Resulullah\'tır. Bu memleketi nasıl buldumsa öğle terk ediyorum. Hiç kimseye bir karış toprak vermedim. Hizmetimi ancak Cenab-ı Hakk\'ın takdirine bırakıyorum. Ne çare ki düşmanlarım bütün hizmetime karşı bir çarşaf çekmek istediler ve muvaffak da oldular."


------------------------------------------------------------------------------
Ahsarla

Popüler Yayınlar Son 7 gün

Sultan İkinci Abdülhamit Han

CHP döneminde

CHP döneminde
CHP döneminde

İletişim Formu

Ad

E-posta *

Mesaj *