Kod Dostu

Ben bir karış dahi olsa vatan toprağını satmam, zira bu vatan bana değil milletime aittir. Milletim de bu toprakları ancak aldığı fiyata verir. Çünkü bu topraklar kanla alınmıştır, kanla verilir! Sultan II.Abdülhamid

10 Kas 2013

Atatürk'ü Putlaştırmak Derken Neyi Kastediyorduk?


Atatürk'ü seven sever sevmeyen sevmez ama putlaştırma dediğimiz olay, Türkiye gibi Müslüman bir ülkede...

'' Siz Allah'ı bırakıp sadece birtakım putlara tapıyor, asılsız sözler uyduruyorsunuz. Bilmelisiniz ki, Allah'ı bırakıp da taptıklarınız, size rızık veremezler. O halde rızkı Allah katında arayın. O'na kulluk edin. Ancak O'na döndürüleceksiniz."

Ankebut Suresi '29

*******************************************************

ENBİYA SÜRESİ
52- O zaman o, babasına ve kavmine: "Bu tapınıp durduğunuz heykeller nedir?" demişti.

53- Onlar: "Biz atalarımızı bunlara tapar bulduk" dediler.

54- İbrahim: "And olsun ki sizler de, atalarınız da apaçık bir sapıklık içindesiniz" dedi.

55- Onlar : "Sen bize gerçeği mi getirdin (Sen ciddi mi söylüyorsun), yoksa şaka mı ediyorsun?" dediler.

56- O şöyle dedi: "Hayır Rabbiniz göklerin ve yerin Rabbidir ki onları O yaratmıştır. Ben de buna şahidlik edenlerdenim."

57- "Allah'a yemin ederim ki, siz arkanızı dönüp gittikten sonra, ben putlarınıza elbette bir tuzak kuracağım."

58- Derken o, bunları parça parça etti. Yalnız kendisine başvursunlar diye onların büyüğünü sağlam bıraktı.

59- (Kavmi) "Tanrılarımıza bunu kim yaptı? Doğrusu o zalimlerden biridir." dediler.

60- (Bazıları) "İbrahim denen bir gencin, onları diline doladığını duymuştuk" dediler.

61- "O halde onu insanların gözleri önüne getirin, olur ki (aleyhinde) şahidlik ederler" dediler.

62- (İbrahim gelince ona) "Ey İbrahim! bunu tanrılarımıza sen mi yaptın?" dediler

63- İbrahim: "Belki onu şu büyükleri yapmıştır, konuşabiliyorlarsa onlara sorun" dedi.

64- Bunun üzerine vicdanlarına dönüp (kendi kendilerine) dediler ki: "Doğrusu siz haksızsınız."

65- Sonra yine (eski) kafalarına döndüler: "And olsun ki (ey İbrahim!) bunların konuşmayacağını (sen de) bilirsin." dediler.

66- (İbrahim) dedi: "O halde, Allah'ı bırakıp da size hiçbir fayda ve zarar veremeyecek olan putlara mı tapıyorsunuz?"

67- "Size de, Allah'ı bırakıp taptıklarınıza da yazıklar olsun, siz hâlâ akıllanmayacak mısınız?"


"O halde o pis putlardan kaçının ve yalan sözden sakının."(Hac-30)

*******************************************************

DİN VE DEVLET İŞLERİ AYRI OLSUN DİYENLER MÜŞRİK TİR!
YÜCE ALLAH'IN BİNLERCE AYETİNİ KEMALİZME VE LAİKLİĞE KARŞIDIR DİYE UYGULAYAMIYORUZ!
SİZİN RABBİNİZ KEMAL Mİ LAİKLİK Mİ YOKSA YÜCE ALLAH MI?!..

Allahü Teala dilediği Müslümanın dilediği günahlarını af edebilir.
Ancak şirki (müşrikleri) ve küfrü (inkar etmeyi) af etmez.

Şirk (müşrikleri) ve küfür içinde iken yaptığı ve yapacağı ibadetleri ve iyilikleri kabul etmez Tövbe etmezlerse sonsuza kadar cehennemde kalırlar.

O halde neler şirk neler küfür biliyor muyuz acaba !?..

Şirk, Allah'a ortak koşmaktır.

Yani bir kimse Allah'a inandığı halde Allah'a ait olan sıfatlar dan birini Allah tan başkasına verir ise şirk koşmuş olur .

Mesela Şöyle ki:

Allah'ın isimlerinden birisi El Hakemdir .Yani hüküm verendir .Yani insanların nasıl ve ne şekilde yaşayacaklarını dair emir ve yasak koyan ancak Allah'tır.

Bir ayeti kerimede hüküm vermek ancak Allah'a aittir (yusuf 40)

Fakat Türkiye de yaşayan insanlar olarak çok iyi biliyoruz ki 1924 lerden sonra Türkiye de Şeriat yani İslam kanunları değil İsvicre-Almanya-İtalya- Amerika -insanların kendi kafalarına göre çıkardıkları kanunlar geçerli olmaktadırlar .

Bu yetmiyormuş gibi laiklik şartı vardır. Yani dinin emirleri devlet işlerine karıştırılamaz mış, çıkarılan kanunlar İslam'a uygun çıkarılamazmış, çıkarılan kanunlar dine uygun olmazmış!..

Bu sebeple laiklikte çıkarılan anayasal kanunlarda İslam'a (emir ve yasaklara) tamamen ters düşen küfür- inkar sistemidir ...

Allah'ın indirdiği hükümlerle hüküm vermeyenler din ve devlet işleri ayrı diyenler Allah'ın bildirdiğine göre kafir olmuş olurlar .

Allah'ın kafir dediğine kafir dememek yani Allah'ın dediğinin tersini söylemek ise küfürdür. Yani inkar kafirliktir müşriklik tir.

Küfür sistemi ayakta tutmak kafirliktir!..

Bir ayeti kerimede; 

''Kim iyi bir işe aracılık ve yardım ederse onunda o işten nasibi(sevabı) olur.Kim kötü bir işe aracılık ederse onunda ondan bir günah payı olur .
Allah her şeyin karşılığını vericidir.. (nisa 85) ''

Kemalistler (yada laikler) Putlarımız bize şefaat edecektir.Allaha yaklaştıracaktır. (demiyorlar) dedikleri için, müşrik olmuyorlar.

Putları mabut bildikleri için, putlara (itaat) tapındıkları Din ve Devlet isleri ayrı olsun dedikleri için müşrik oluyorlar. 

Allah'ın varlığına evet ,Kendisine emredip Yönetmesine hayır diyen kişi müşrik tir!..

ALLAH’ın varlığını kabul ediyor, ama ALLAH’ ın hükümlerini kabul etmiyor!
BU DA DÜPEDÜZ KAFİRLİKTİR!

ALLAH BİZE MERHAMETİYLE MUAMELE ETSİN , ALLAH BİZİ AFFI MAĞFİRET ETSİN

GÜÇ YEDİREMEDİK LERİMİZDEN BİZİ SORUMLU TUTMASIN!

AMİN!

*******************************************************



Maide Suresi 90 ve Kemalistlerin 3 silahı

Allahu Teala Kur’an’da; “Ey iman edenler! Içki, kumar, dikili taşlar (putlar) ve fal okları şeytan işi birer pisliktir. Bunlardan kaçının ki, kurtuluşa eresiniz.” (Maide Suresi 90) buyuruyor.

Yani;
1 - içki,
2 - kumar,
3 - dikili taşlar (putlar) kurtuluşa ermemizi engeller.

Peki siyonistlerin kuklası kemalistler ne yaptı?

Ben söyleyeyim…

Müslüman millete;

1 - Devlet Başkanı M. Kemal’in kurduğu bira fabrikasıyla, yani Devlet eliyle içki içirdi,

2 - Devlet eliyle kumar oynattı,

3 - ve her yere Atatürk putları dikip saygı duruşuna zorladı.


Hala anlamayan var mı?



*******************************************************


Anıtkabir’de Şok ! “Putlara tapmayın, Allah’a tapın”

10 Kasım 1994 tarihinde Mahmut Kaçar isimli bir vatandaş, Anıtkabir’de Atatürk’ü Anma Töreni’nde protokolün hazır bulunduğu bir sırada Süleyman Demirel’in karşısında elindeki Kuran-ı Kerim’i havaya kaldırıp ”putlara tapmayın, Allah’a tapın” çağrısında bulundu.


*******************************************************

İşte Atatürk için yazılan Ezan ve Mevlit

Atatürk'ün kutsallaştırıldığı tartışması günümüzde hala devam ederken büyük lider için yazılmış ezan arşivlerde çarpıcılığıyla yerini koruyor.

Türkiye Cumhuriyeti kurucu lideri Mustafa Kemal Atatürk'ün doğaüstü güçlerinin var olduğuna inananlar hala tartışılırken bunun en çarpıcı örneklerine 1930'lu yılların edebiyatında rastlıyoruz. Öyle ki ünlü bir şair Atatürk'ün için ezan ve mevlit bile yazmış.

Atatürk'ün ezanı Türkçe'ye çevirdiği ve yıllarca toplumun ezandan nasıl uzak kaldığı hala tartışılan bir olgudur.  1932 yılında yürürlüğe giren uygulama 1950'de Demokrat Parti aslına döndürüne kadar devam etmişti.  Mustafa Kemal, bu yeniliğe giderken de hocalardan caiz olduğu fetvasını çıkarmayı da ihmal etmemişti. Bu kararların tartışılmasının tabu olmaktan yavaş yavaş çıktığı günümüzde Atatürk hala belli kesimlerin nefret edilen kişisi, belli kişilere göreyse kararları sorgulanamaz en büyük Türk lideri…

Atatürk'ün yaşadığı dönemde yazılan bazı edebi eserlere bakıldığında nasıl bir insanüstü varlık yaratılmaya çalışıldığının örneği ortaya çıkıyor. Günümüzde hala Atatürk'ü peygamber gibi görüyorlar eleştirisinin dayanağı aslında  burada yatıyor. Atatürk'ü doğrularıyla yanlışlarıyla nihayetinde bir insan olarak yargılayamayan bireylerin ataları Cumhuriyet'in ilk yıllarında yaşamıştı.

"KEMALİZM DİNİ" NASIL OLUŞTURULDU?

Dönemin milletvekillerinden Şeref Aykut'a göre Kemalizm dini (kendi ifadesiyle) 6 oktan ( Bugün de bildiğimiz gibi cumhuriyetçilik, milliyetçilik, inkılâpçılık, devletçilik, laiklik ve halkçılık) oluşmalıydı. Aykut bilindiği gibi bu fikirlerini en temel şekilde "Kemalizm Dini" adı altında kitaplaştırmış ve Atatürk'e tapan(!) nesillerin nasıl yetiştirileceğini anlatmıştı.

ATATÜRK İÇİN EZAN VE MEVLİT

Bu dinin peygamberi olarak da Atatürk'ü gördükleri için onun adına tabi ki bir mevlit yazıldı. Hatta bununla da yetinilmeyip bir de ezan yazdılar. İşte Türkiye Cumhuriyeti'nin önemli şairlerinden Behçet Çağlar'ın yazdığı o ezan:

Atatürk ekber!
Atatürk ekber!
Ancak O var Atatürk!
Evliya odur,
peygamber odur,
sanatkâr Atatürk.
Talihe hâkim,
zekâya önder,
doğma serdar Atatürk.
Bunları geçti insan büyüğü:
Kendi kadar Atatürk!
Atatürk ekber!
Atatürk ekber.
Bizde O var. Atatürk!
Ne evliya, ne de peygamber..
Halkına yar Atatürk!”

 Süleyman Çelebi'nin Hazreti Muhammed için yazdığı mevliti Atatürk'e uyarlamaktan çekinmeyen Çağlar bunu pek çok yerde okuttu da: 

“Hak Teala çün yarattı Türk’ü ilk
Dedi, ‘Üç kıta da olsun ona mülk.’
Mustafa nurunu alnına koydu,
‘Bil! Kemal’in nurudur, ol nur!’ dedi.”
Geçti böyle nice ay, nice sene,
Vakt erişti bin sekiz yüz seksene
Ger dilesiz, bulasız oddan necat,
Mustafa-yı ba-Kemal’e essalat!”
Ol Zübeyde, Mustafâ’nın ânesi
Ol sedeften doğdu ol dürdânesi!
Gün gelip oldu Rızâ’dan hâmile
Vakt erişti hafta ve eyyâm ile.
Geçti böyle, nice ay nice sene
Vakt erişti bin sekiz yüz seksene.
Merhaba ey baş halâskâr merhaba
Merhaba ey ulu serdâr merhaba!

Atatürk'e tapınmaya kadar varan bu hayranlık sadece Behçet Çağlar ile de sınırlı kalmadı. Ünlü şairlerden Faruk Nafiz Çamlıbel Atatürk'ün ölümünden sonra onu kalbine bir put gibi yerleştirdiğini bakın nasıl anlatmış:

Yürüyor, kalbimizin durduğu bir yolda değil
Kanlı bir göz yaşı nehrinde muazzam tabutun
Ey ilâhın yüce dâvetlisi, göklerden eğil
Göreceksin duruyor kalbimizin üstünde putun!

Diğer bir şair Halil Bedii Yönetken ise Atatürk'e olan bakış açısını böyle aktarmış:

Tanrı gibi görünüyor her yerde
Topraklarda, denizlerde, göklerde
Gönül tapar, kendisinden geçer de
Hangi yana göz bakarsa: Atatürk

Görüldüğü gibi Cumhuriyet'in ilk yıllarında Atatürk'ü ilahlaştırmak edebiyatın ana konularından biri olmuştu. Edebiyatı esir alan bu akım Osmanlı Devleti'nde Divan Edebiyatı'nda yer bulan padişahlara yazılmış methiyelere de benzetilebilir. Saray’a kendini sevdirmek isteyen şairlerin padişahın gönlünü mürekkepleriyle kazanmaya çalıştığı biliniyordu. 

Türkiye'nin normalleşme yolunda ilerlediği bugünlerde Atatürk'ün belli çevreler tarafından kimseye kaptırılmamak istenmesinin nedenini bu kutsallaştırmada aramak gerekiyor.


*******************************************************

Ahsarla

Popüler Yayınlar Son 7 gün

Sultan İkinci Abdülhamit Han

CHP döneminde

CHP döneminde
CHP döneminde

İletişim Formu

Ad

E-posta *

Mesaj *