Kod Dostu

Ben bir karış dahi olsa vatan toprağını satmam, zira bu vatan bana değil milletime aittir. Milletim de bu toprakları ancak aldığı fiyata verir. Çünkü bu topraklar kanla alınmıştır, kanla verilir! Sultan II.Abdülhamid

1 Şub 2014

Kemal Atatürk İslam Dinini kullanıyormuydu?En yakın arkadaşının anıları

Kemal Atatürk İslam Dinini kullanıyormuydu?En yakın arkadaşının anıları(Türk Tarih Kurumu Kaynaklı)

KAYNAK: Mazhar Müfit Kansu, Erzurum’dan Ölümüne Kadar Atatürk ile Beraber, Türk Tarih Kurumu Yayınları,1.BASKI 1966, 2.BASKI 1986, 3.BASKI 1986, cild 1, sayfa 85.

( “Erzurum, nutkunuzun sonunu müftü efendinin duası gibi bitirdiniz”, dedim. Bu tarz konuşmamı hoş gördüğü için sadece güldü ve: “Maksadını anlıyorum, anlıyorum amma şimdi vazifemiz halkı, vatanı ve esir padişahı kurtarmaya inandırmaktan ibarettir.” )

M. Kemal Atatürk Milli Mücadele sürecinde neden dinimizi övdü? Yani gerçekten inandığından dolayı mı bu konuşmaları yaptı, yoksa gayesine ulaşabilmek için dinimizi yalnızca bir araç olarak mı kullandı?

Eski Adalet Bakanlarından Mahmut Esat Bey (Bozkurt) (d. 1892, Kuşadası - ö. 21 Aralık 1943) bir gün Atatürk’e başvurur:

- “Paşam, Üniversite’de İnkılâp derslerinde okutmak üzere tarafınızdan (Cumhuriyet) sözlerini ilk önce nerede, ne şekilde ve kimler arasında telâffuz buyurduğunuzu öğrenmek istiyorum.”

Atatürk, Mahmut Esat Bey’e şu yanıtı verir:

- “Bunu Mazhar Müfit Bey’den öğreniniz. O, günü gününe bütün hadiseleri not etmiştir.”

(…)

(Yani M. Kemal Atatürk kendisine sorulan bir konu hakkında muhatabını Mazhar Müfit Kansu’ya yönlendirmiştir…

Mazhar Müfit Bey, Bitlis valisi iken Damat Ferit hükümetince görevinden alınıp hakkında tutuklama kararı çıkartılmış; Mazhar Müfit Bey de Erzurum’a geçip M. Kemal Paşa ve arkadaşlarına katılmıştı.

Mazhar Müfit o günden sonra hep Atatürk’ün yanında olmuş, gördüklerini, duyduklarını günü gününe saptayan günlük tutmuştu.

Mazhar Müfit Bey, M. Kemal Paşa’nın Erzurum Kongresi’ni açarken yaptığı konuşmanın sonunda şu sözlere yer verdiğini yazar:

“En son olarak niyazım şudur ki, Cenâb-ı Vacibü’l-Amal Hazretleri, Habib-i Ekrem’i hürmetine, bu mübarek vatanın sahip ve müdafii ve diyabeti celile-i Ahmediye’nin ilâyevnilkıyâme- haris-i estakı olan millet-i necibemizi ve makam-ı saltanat ve hilâfet-i kübrâyı masun ve mukaddesatımızı düşünmekle mükellef olan heyetimizi muvafık buyursun.”

Mazhar Müfit, bu konuşmayı yadırgayarak Paşa’ya niçin böyle bir konuşma yaptığını sorar.

Kongre akşamı Paşa’ya:

- “Erzurum, nutkunuzun sonunu müftü efendinin duası gibi bitirdiniz”, dedim. Bu tarz konuşmamı hoş gördüğü için sadece güldü ve:

“Maksadını anlıyorum, anlıyorum amma şimdi vazifemiz halkı, vatanı ve esir padişahı kurtarmaya inandırmaktan ibarettir.”

Ahmet Mazhar Müfit Kansu: (d. 1874, Denizli - ö. 1948, İstanbul), Türk devlet adamı, vali, milletvekili ve yönetici.

Kayseri, Yozgat, Kırşehir, Niğde İstiklal Mahkemesi üyeliklerinde ve Başkanlığında bulundu.

Cumhuriyetin ilanından sonra da 5. Döneme kadar Denizli mebusu, 6. Dönem (1939) ve 7. Dönem'de (1943) ise Çoruh (Artvin) mebusu olarak görev yapmıştır. 1946 seçimlerinden sonra siyasi hayata veda etmiştir.

Mustafa Kemal ile birlikte olduğu zamanlarda olaylarla ilgili özel notlar tutan Kansu'nun "Erzurum'dan Ölümüne Kadar Atatürk'le Beraber" adıyla 4 Mart 1948'de Son Telgraf gazetesinde yayımladığı anıları, 1966'da Türk Tarih Kurumu tarafından iki cilt olarak basıldı.

Ahsarla

Popüler Yayınlar Son 7 gün

Sultan İkinci Abdülhamit Han

CHP döneminde

CHP döneminde
CHP döneminde

İletişim Formu

Ad

E-posta *

Mesaj *